Ana sayfa Kültür Tarihin izinde mistik bir yolculuk: ‘Kapadokya’

Tarihin izinde mistik bir yolculuk: ‘Kapadokya’

773
0

Haberİnsiyatif okurlarını Spil Dağı ve Likya Yolu’nun ardından bu hafta da Kapadokya’nın tozlu tarihine ve önemli turistik bölgelerine götürüyoruz.

Doğal ve mistik bir görüntüye sahip olan Kapadokya, Türkiye’de özellikle genç kuşağın gitmek ve görmek istediği bir yer olarak ön plana çıkıyor. Öte yanda Times dergisinin yayınladığı, ‘Dünyanın 25 harikası’ listesine 5’nci sıradan giren ve UNESCO Dünya Kültür Mirasları Listesi’nde yer alan Kapadokya, yabancı turistlerin de uğrak noktası.

Türkiye’nin en önemli doğa harikalarından biri olan ve peri bacaları olarak adlandırılan yapı dünyada bir elin beş parmağını geçmeyecek kadar az yerde görülüyor. Kapadokya’nın özelliği ise peri bacalarının diğer örneklerine göre çok daha sık ve yoğun görünmesi. Bu sık ve mistik yapı, bölgeye yapacağınız geziyle birlikte sizi beton şehirlerinizden alıp tarih öncesine, hatta efsanevi bir aleme götürebilir.

Lüks bir otelde açık büfe kahvaltı için yaşayan biriyseniz, bu gezi sizlere pek fazla hitap etmeyebilir. O yüzden hayal aleminizde sırt çantanızı alın ve bize katılın… Bu yazıda size Kapadokya’nın esrarengiz ve aynı zamanda mistik havasından bahsederken bir nebze de olsa bölgeye gitmeden o atmosferi yaşama imkânı vereceğiz.

60 MİLYON YILLIK TARİH

‘Güzel Atlar Ülkesi’ anlamına gelen Kapadokya aslında Nevşehir, Kırşehir, Niğde, Aksaray’ı içine alan bölgenin adı. Bilim adamlarına göre yaklaşık 60 milyon yıl önce Erciyes Dağı, Güllü Dağı ve Hasan Dağı’nın yarattığı volkanik arazinin küllü ve yumuşak tabakasının, milyonlarca yıl boyunca rüzgâr ve yağmur suları ile aşınması ile şekillenmiş, oldukça karakteristik bir bölge. Her ne kadar bu bölgenin temelini doğal koşullar oluştursa da insan eliyle oyulmuş peri bacaları içinde geçen ömürler, Kapadokya’nın asıl özel yanını oluşturuyor. Kapadokya’da hayat binlerce yıl öncesine kadar gidiyor.

Daha da geriye gittiğimizde bölge halkının izi bizi Paleolitik döneme kadar götürüyor…

Büyük İskender

Bölgenin bilinen ilk büyük medeniyeti Hititler olarak kabul ediliyor. Hititler zamanında dünya tarihinde büyük bir öneme sahip İpek Yolu’nun Kapadokya’dan geçmesi, bölgenin gelişmesine ve değişik kültürleri içinde barınmasına imkan tanımış. Hititlerin M.Ö. 12. yüzyılda tarih sahnesinden çekilmesiyle bölge Pers İmparatorluğu’nun eline geçmiş.

Büyük İskender, Pers İmparatorluğu’nu yenilgiye uğrattıktan sonra bölgede Kapadokya Krallığı kuruluyor fakat M.S. 17’de Kapadokya Roma İmparatorluğu’nun bir parçası haline geliyor.

DİNİ MERKEZ HALİNE GELDİ

Roma’nın bölgede hâkimiyeti ve Hıristiyan âlimlerin Kapadokya’ya gelmesiyle birlikte bölge önemli bir dini merkez haline geliyor. Bilindiği gibi Roma Devleti’nin resmi dini paganizm. Durum böyle olunca Hristiyanlığın ilk yılları ‘cadı avı’na benzer bir ortamda geçiyor.

Bu cadı avı anında Kapadokya’ya birçok yeraltı şehri ve gizli kiliseler inşa edilmiş. Böylece peri bacalarının yukarıda da bahsedilen mistik yapısı ilk olarak Hristiyanlara kol kanat germiş… Üçüncü yüzyılda Kapadokya, bölgedeki doğal koşulların saklanmaya ve gizli yaşamlar sürmeye elverişli olması ile Roma baskısından kaçan Hristiyanların yerleştiği bir yer haline gelmiş. Yavaş yavaş Roma’nın Hristiyan dünyasını rahat bırakmasıyla ve Hristiyanlığı kabul etmesiyle inananlar gizlendikleri mağaralardan çıkarak rahat bir nefes almışlar…

Derinkuyu Yeraltisehri

BÖLGENİN TARİHSEL BİRİKİMİ ÇOK KUVVETLİ

Bölgede aksiyon hiç eksik olmamış. Roma’nın etkisinin azalmasıyla birlikte bölgeye Arap Müslümanlar tarafından akınlar düzenlenmiş. Arkasından Selçuklu, arkasından yeni akınlar derken bölge Osmanlı Devleti döneminde derin bir sessizliğe kavuşmuş. Bölge Osmanlıyla birlikte savaşsız ve barış içerisinde uzun yıllar geçirmiş. Osmanlı döneminde yerli halkı çoğunlukla Hristiyan olan Kapadokyalılar özgürce hayatlarını devam ettirmiş. Ancak Milli Mücadele yıllarının ardından Kapadokya’da kalan son Hristiyanlar da Lozan Antlaşması sonrasında bölgeden göç etmiş.

BİR EFSANEYE GÖRE

Bölgede yaşayan devler kızdıklarında dağların tepesinden insanların üzerine ateş topları atıyormuş. Bir gün yolu Kapadokya’ya düşen peri padişahı insanlara yardım etmek için perilerini toplamış ve peri halkı günlerce çalışarak ateşi kar ve buzla söndürmeyi başarmış. Devlerin yer altına girmesiyle insanlar ve periler arasında sıcak bir dostluk oluşmuş, insanlar kayalara oydukları mağaralarda yaşarken periler de sivri kayalıkların üzerindeki küçük odacıklarda yaşamaya başlamışlar.

Kapadokya kralının oğlu Revan ile peri padişahının kızı Gülperi’nin aşkına karşı gelen insanlar perilerle savaşma kararı almış. Peri padişahı ise savaşıp insanları yok etmektense Kapadokya’dan ayrılmayı seçmiş. Ancak insanların devlerle baş edemeyeceğini düşünerek tüm perilere güvercin olmalarını emredip yine aynı yerde kalmalarını söylemiş. Gülperi de beyaz bir güvercine dönüşmüş ve her gün Revan’ın odasının penceresine konmuş. Revan ise olanlardan habersiz, penceresine konan güvercini avuçlarına alıp Gülperi’ye duyduğu özlemi onu şefkatle sevip okşayarak giderirmiş.

KAPADOKYA’DA GEZİLECEK YERLER

GÖREME: Büyüleyici vadiler, gün doğumunun ve batımının eşsiz seyri bölgeye ayrı bir tat katıyor. Yazıda bahsedilen gizli kiliseleri keşfederken doğal yürüyüş parkurunun tadını çıkartabilirsiniz

.

UÇHİSAR: Kapadokya’nın en yüksek noktası olarak bilinir. Şehir merkezine uzaklığı 5 km’dir. İddiaya göre tüm Kapadokya bölgesinin en güzel panoramik manzarasına sahip tepe üzerine kurulmuştur. Kapadokya’nın kapısı olarak da biliniyor.

AVANOS: Eğer şapkalı peri bacalarını görmek isterseniz gideceğiniz yer Avanos. Göreme-Avanos yolu üzerinde bulunan ve Avanos’a 2 km uzaklıktaki Çavuşin’de Vaftizci Yahya Kilisesi bulunmaktadır. Bu kiliseyi yılda binlerce turist özellikle ziyaret eder. Avanos’ta ayrıca dünyanın ilk ve tek yeraltı seramik müzesi yer almaktadır.

Vaftizci Yahya Kilisesi

ÜRGÜP: Temenni Tepesi’nden Ürgüp’ün tamamını ve Erciyes’i görmek mümkündür. Kapadokya Sanat ve Tarih Müzesi, Kapadokya’nın tarihi, kültürel ve mimari özelliklerini yansıtan önemli bir müzdedir. Eğer zamanınız varsa uğramanızı tavsiye ederim. Sobesos Antik Kenti de bölgenin bir diğer önemli uğrak yeridir.

ORTAHİSAR: Tüf kaya ve çevresine oyulmuş kaya evlerden oluşuyor. Hristiyanların bölgeden ayrılmadan önce manastır yaşamına ait örnekler bıraktığı Ortahisar’da, Tavşanlı, Harim, Sarıca, Cambazlı, Balkan Deresi Kiliseleri ile Hallaç Dere Manastırı da önemli yapılardandır.

ZELVE: Aktepe’nin kuzey yamaçlarında kurulmuş, üç vadiden oluşan, sivri uçlu ve geniş gövdeli peribacalarının en yoğun olduğu bölgedir. Özellikle 9 ve 13’üncü yüzyılda Hristiyanların önemli yerleşim ve dini merkezlerinden biridir. Vadideki en önemli yapılar ikonoklastik dönem öncesinde yapılmış olan Balıklı, Üzümlü ve Geyikli Kiliseleri’dir.

IHLARA VADİSİ: Bölgedeki ilk insan kalıntıları 4. Yüzyıla kadar gidiyor. Melendiz Çayı’nın 14 kilometre uzunluğunda ve 100-200 metre derinlikte bir kanyon oluşturarak yörenin kendine has jeolojik özelliği sayesinde, kayalara oyulmuş freskli kiliseler korunarak günümüze kadar ulaşmıştır. Kapadokya denince akla ilk gelen yerlerden biri olan vadi, Kapadokya’nın ziyaretçilerine en özel armağanıdır.

YERALTI ŞEHİRLERİ: Kapadokya’da en büyük yeraltı şehirleri olan, Kaymaklı ve Derinkuyu haricinde kayalara oyularak yapılmış Özkonak, Özlüce, Tatlarin gibi yeraltı şehri de bulunuyor.

 

 

AVANOS’TA GEZİLECEK YERLER

Uranos Sarıkaya Restoran

Chez Galip Çeç Seramiği Atölyesi

Güray Müze

Taş Köprü

Tahta Köprü

Saç Müzesi

Devrent Vadisi

Zelve Açık Hava Müzesi

ÇAVUŞİN’DE GEZİLECEK YERLER

Paşabağı

Çavuşin Kilisesi

Çavuşin Eski Cami

Güllüdere Vadisi

Vaftizci Yahya Kilisesi

Seyyah Han

Kızılçukur Vadisi

GÖREME’DE GEZİLECEK YERLER

Aşk Vadisi

Royal Stone Houses

Cappadocia Inn Hotel

Kapadokya Balloons

Butterfly Balloons

Cappadocian Cuisine Restaurant

Topdeck Cave Restaurant

Kelebek Special Cave Hotel

Sultan Cave Suites

Seten Restaurant

Traveller’s Cave Hotel

Pumpkin Göreme Restaurant

Artemis Cave Restaurant

Aşıklar Tepesi

Göreme Açık Hava Müzesi

Kaya Kamping

UÇHİSAR’DA GEZİLECEK YERLER

O Ağacın Altı Cafe

Özler Art Center

Museum Otel

Lil’a Restaurant

Saklı Konak

Uçhisar Kalesi

Seki Restaurant

Taşkonaklar Butik Otel

Uçhisar Kalesi

Güvercinlik Vadisi

ÜRGÜP’TE GEZİLECEK YERLER

Tandır Cafe

Ortahisar Kalesi

İstanbullu Bozacının Yeri

Gomeda Vadisi

Old Greek House

Zeytin Cafe

Temenni Tepesi

Ziggy Cafe

Asmalı Konak

Üç Güzeller

 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here