Ana sayfa İnsiyatif Bursa Endülüs Park’ta utandıran olay!

Bursa Endülüs Park’ta utandıran olay!

392
0

15-17 Kasım tarihleri arasında Bursa’nın Nilüfer ilçesi Endülüs Park AVM’de gerçekleşen Anne-Çocuk Festivali’nde gerçekleşen olay tüm Türkiye’yi derinden etkiledi.

Festivalde stant açan Bursa Otizm Derneği (ODER), henüz festivalin ilk gününde AVM yönetiminin, organizasyon şirketinin ve ünlü bir giyim mağazasının insanlık dışı tavrıyla karşı karşıya kaldı.

Dernekten yapılan açıklama…

KAMUOYUNA DUYURU

BURSA OTİZM DERNEĞİ OLARAK ÇOK ÜZGÜNÜZ !

KONU: Bursa OTİZM Derneği’nin 15-16-17 Kasım 2019 tarihinde Endülüs Park AVM’de organize edilen ‘’Anne Çocuk Festivali’’nde yaşanılan üzücü durum Hk.

OTİZM adına farkındalık oluşturmak, otizmli bireylerin ve ailelerin her zamanda yanında olabilmek, “anne ve çocuk yönünden otizmli çocuklar ve annelerinin de yanındayız” mesajını verebilmek için, organizasyonu düzenleyenler ile karşılıklı mutabakat sonucu etkinliğe dahil olduk.Şenlikten 1 gün önce telefon görüşmesi ile tekrar teyidi yapılan, sosyal medyalarında etkinlikten 4 gün önce başlayacak şekilde, katılımcı firma-dernek logoları ile birlikte Bursa Otizm Derneği’nin de logosunu kullanan organizasyonda, bildirilen saatte; sabah 09:00 itibarı ile Endülüs Park Şenlik alanında idik.Sorumlu hanımefendiye stand yerimizi sorduğumuzda

“benim listemde adınız yok” cevabı ile ilk şaşkınlığımızı yaşadık, 1 gün öncesinde tekrar teyitle orada olduğumuzu söyleyince “gidin en son’a, HM mağazasının önüne, oturun” cevabını aldık, olabilir bu tarz karışıklıklar şeklinde düşünerek söylenen yere gittik. Diğer katılımcıların masalarının hangi kurum/katılımcı olacağına dair masa üstü kağıtlara yazılarak belirtildiği için,üstünde herhangi bir yazı,işaret, koli…

v.s. olmayan, üzerinde örtüsü bulunan, kermes için hazırlanmış masaya getirdiklerimizi koyduk. Diğer malzemeyi asansör bölümünden almaya giderken de tekrar sorumlu hanımefendiye söylediği şekilde hareket ettiğimizi, bir sorun olmayacak değil mi diye teyit ettirerek, karşılığında “korkmayın bir şey olmaz oturun” şeklinde son onaydan sonra standımızı yerleştirdik. Keşke burada kalsaydı yaşadıklarımız…

Az bir süre sonra stand yerini tarifle bulmaya çalışan bir iki kadın,”burası bizim yerimiz olabilir,para verdik biz,çıkın başka yere” şeklinde ikinci şaşkınlığı yaşamamıza neden oldu.Sorumlu hanımefendi gelince o da “onlar para verdi ama” şeklinde konuştu, söylediği gibi hareket ettiğimizi,büyük sorun olacaksa başka yere geçebileceğimizi söyledik ancak gelenlere yakın bir stand verilerek sorun çözüldü fakat sanki sorumlu bizmişiz gibi davrananlara anlatamadık durumu maalesef…

Üstelik ekonomik değeri olduğu, güzel bir alanda masa satışı yapılabilecek, sonradan organizasyon yetkililerince fark edilen bir alanda bulunmamızın bize verilen bir paye değil yanlışlıkla olduğunu da böylece öğrenmiş olduk.Dolayısı ile oradan çıkmamız durumunda ücretini ödeyen firmalar stant açabilecekti ki sivil toplum örgütlerine bakış açısının anlaşılması için altını çizmek durumundayız.

Neden sürekli masamıza gelindiği de daha iyi anlaşılacaktır, çünkü biz de bunları sonradan idrak ettik maalesef. Bu arada kendisinin sonradan HM mağaza yetkilisi olduğunu öğrendiğimiz şahıs, elleri ceplerinde sürekli masamız etrafında idi ve derneğimizin sabah 09:15 gibi stant yerleştirmeye çalışırken açtığı ve henüz yerinde olmayan roll up bayrağı için ne yapacağımızı sordu ve kendisine henüz yerleşmeye çalıştığımızı, mağazaları ve yan stantları kapatmayacak şekilde yanı başımızdaki sütunun yanına koyacağımızı söyledik ve hemen yaptık. Az bir süre sonra sorumlu hanımefendi yine masamızdaydı.”Burada çok ses olacak, hoparlör var, bütün gün müzik çalacak,sizi başka yere alalım …” dedi ve biz de çok rahatsız olacağımızı düşünmüyoruz, masamızı da yerleştirdik, yerimizi değiştirmeyelim bu saatten sonra dedik. Yine az bir süre sonra masamızdaydılar…

Bu sefer de HM mağazası, Endülüs Park Mağazası Yönetimini aramış, bizim standın biraz öne çekilmesi gerekiyormuş, koridordan geçecek müşterisi engelleniyormuş. Biz de öyle bir durum olmamasına rağmen, sorun çıkmaması adına masamızı 1,5 metre öne çektik. Ekli fotoğraflarda görüleceği üzere, diğer standlarla aynı hizada olmamıza, mağaza camından en az 5 metre uzakta bulunmamıza, mağaza kapısından ve koridor geçişlerinden herhangi bir müşterisini engelleme durumu olmamasına rağmen anlam veremediğimiz bu duruma ses çıkartmadık.

Bu arada sürekli masa etrafında/yakınında dolanan yönetimden,organizasyon sorumlularından,HM mağazası yetkilisinden, güvenlikçilerden, mağaza avukatlarının devreye girdiği söylemlerinden bahsedelim biraz da. Biz yine bir açıklama olmadığı için kimi, nasıl rahatsız ettiğimizi, sorunun ne olduğunu anlamaya çalışmaktaydık. Kısa bir süre sonrasında da ekli videoda görüldüğü üzere hiç bir açıklama yapılmadan,ellerinde mezuralar ile, kalabalık insan topluluğuyla, çok sayıda güvenlik elemanı ve hizmet elemanı ile masamız çok kısa bir sürede, aniden neredeyse ablukaya alındı. Mağaza, sorununu çözmek için genel merkez avukatlarını devreye soktuğunu ifade etti.

Masanın mağaza camından 8 metre uzakta olması gerektiği söylenerek ölçümler yapılmaya başlandı.Yine bir anlam veremedik ama masayı 8 metre uzağa çekince de komik şekilde şenlik alanının ortasında kalakaldık… Sabrımızı ve hoşgörü sınırlarımız da bu aşamada çok zorlandı ve daha fazla o alanda bulunmama kararını alarak, büyük bir hızla standı toplayarak, geldikten yaklaşık 2 saat sonra, kimse ile üzücü bir durum yaşamadan sessizce alanı terk ettik. Bu aşamada HM mağaza yetkilisi olduğunu öğrendiğimiz şahsın, yaşça da kendisinden büyük bir hanımefendi yönetim kurulu arkadaşımıza hiç de hoş olmayan tarz ve üslupta söz ve davranışları asla kabul edilemez. Neredeyse tüm güvenlik elemanları etrafımızda, bizler üzüntü ve şaşkınlıkla toparlanmaya çalışırken dışarıdan zorla dışarı çıkartılıyormuş görüntüsünün açıklamasını nasıl yapacaksınız ? Her organizasyonda davetle baş tacı edilen, nitelikli üye yapısı ile alanında saygın bir ünvana sahip Bursa Otizm Derneği’mize yapılan tüm bu davranışlar haksızca ve son derece çirkindir. Oluşan krizde profesyonel olunamadığı gibi insani değerler de göz ardı edilmiştir. Çok basit bir açıklama ile bu aşamaya gelinmezdi ancak merkeze derneğimiz alınarak sorunun kaynağı şekline dönüştürülmüştür. DERNEĞİMİZ, tamamen gönüllülerden oluşan ticari bir faaliyet amacı olmayıp, tümüyle geleceğin tehlikesi Otizm adına yüksek sorumluluk taşıyan bir dernektir. Yaşanılan aşağılayıcı üslüp, organizasyondaki yönetim ve planlama eksiklikleri, yöneticilerin zafiyetleri, iletişim bozukluk ve eksiklikleri açıkça görülmektedir.

Derneğimizin ; tüm otizmli bireyler ve aileleri adına yaşanılan bu üzücü durumu kabul etmediğini ve kınadığını tüm kamuoyu ile paylaşıyoruz.




BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here